EN ÇOK OKUNANLAR
- karaciğer kanseri için gelişme
- Ambulans Malzemeleri
- 3 Günde Nasıl 4.5 Kilo Verilir ?
- KEÇİBOYNUZU HARNUP nedir faydaları nedir şifası
- 2. Cumhuriyet mitingi sönüktü
- Çek elini kıblemizden
- Hangi vitamini almalıyım vitaminlerin yararları ,özellikleri
- 9 kuruş zama 6 kuruş indirim...
- Obama´nın gelişi ne anlama geliyor?
- Küçük, Mehmet Sevigen´i Sabataist ilan etti
- CHP seçilince başörtülüye yol verildi
- Hacettepe´de diplomalar iptal ediliyor
- 11 AB ülkesinde askerî mahkeme yok
- Ülseratif Kolit belirtileri nedenleri bitkisel tedavisi
- Rhian Sugden’den Flört Tüyoları
- ENDER SARAÇLA RAMAZAN
- ´1453´ marka oldu
- AKP´yi kapatır Gül´ü indirirler...
- Sıradan baş dönmesi veya tansiyon deyip geçmeyin
- ABD yarın Irak´tan çekiliyor
ÇOK YORUMLANAN
- Dynet indir Dynet nedir Dynet ingilizce Dynet download Dynet giriş Dynet yükle Dynet programı İngilizceyi internetten öğren
- 2010 ÖSS LYS Tercih Kılavuzu 2010 ÖSS LYS Tercih Kılavuzu ygs sınavı YGS LYS
- İşsizlik ve Suçlar Nasıl Önlenir !
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kadın hakları ve şiirler
- Cübbeli Ahmet: Harun Yahya Mehdi değil
CANLI TV İZLE
Cumhurbaşkanı, Başbakan eşine fişleme

Erzincan´da sürdürülen Ergenekon soruşturmasına ilişkin hazırlanan ve Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi´nce kabul edilen iddianamede sanıkların eylemleriyle ilgili dikkat çekici iddialar var. İddianamede yer alan bilgiler:
Savcıya gizli kameralı kadın ve silah tuzağı Erzincan iddianamesinde yer alan gizli tanık Munzur, savcıya verdiği
ifadede İliç savcısına kurulmak istenen kadın ve silah komplosunu şu
şekilde ifade ediyor: "Erzincan'da görevli Şenol başçavuşla tanıştıktan sonra kendi
işyerime sık sık gelirdi. Misafirler getirirdi. Yer içer sohbet
ederlerdi. Şenol komutanla samimiyetimiz belli bir seviyeye gelince bir
gün bana İliç savcısıyla tanışıp tanışmadığımı sordu. Ben de savcı
beyin işyerime ara sıra gelip gittiğini söyledim. Şenol komutan bana
'Bizi savcı beyle tanıştırır mısın? Bunun için bize ortam hazırlar
mısın? dedi.' Ben de bir gün ayarladım. Beraber oturup okey oynadılar.
Bu şekilde tanışmış oldular. Aradan bir süre geçtikten sonra Şenol
komutan benden bir masa donatarak İliç savcısını mutlaka çağırmamı
istedi. Telefonla arayıp davet ettim. Savcı bey girdiğinde Şenol
komutanın yanında bayanlarla beraber oturduğunu görünce Bana 'kim
bunlar' diye sordu. Ben de 'savcım bu bayanları Şenol komutan getirdi.
Sizinle tanıştıracakmış' dedim. Durumdan rahatsız olan İliç savcısı
geri dönüp işyerinden ayrıldı. Gizli tanık Munzur'un ifadelerine göre kurulan tuzağın ayrıntısı
iddianamede şöyle yer aldı: "Halbuki ortamı hazırlamıştım. Şenol
komutan bana bir kalem kamera vermişti. Savcı bey geldiğinde onun
bayanlarla olan ilişkisini bu kamerayla çekecektim. Fakat olmadı. Bunu
başarmış olsaydık ilerleyen safhada savcıyı bayanlarla birlikte daha
önceden ayarlamış olduğumuz bir eve götürecektik. Bu evde Şenol
komutanın daha önce bana vermiş olduğu siyah renkli 14'lü diye tabir
edilen tabancayı savcı beyin bulunduğu evdeki çekyatın bir kenarına
bırakmamı söylemişti. Hatta Şenol komutan tabancayı bana verirken 'Bu
tabancayı İliç savcısının yanında bulunan çekyatın arkasına koy, ancak
bu silahı eldivenle ucundan tut, kesinlikle elinle silaha dokunma.
Slahı koyduktan ve savcı bayanlarla eğlenmeye başlayınca oraya
operasyon yapacağız, savcıyı fuhuştan alacağız, ayrıca ruhsatsız silah
bulundurmaktan işlem yapacağız.' demişti. İliç savcısı baştan bu
tehlikeyi sezmiş olacak ki bu tuzağa düşmedi ve biz de planımızda
başarılı olamadık." Saldıray Berk himayesinde Emniyet'e komplo Erzincan Çatalarmut Baraj Gölü'nde 27 Ekim 2009'da yapılan bir ihbar
sonucu bulunan 13 adet el bombası ile çeşitli çap ve markadaki 350
civarında merminin bulunması sonrasında sanıkların Erzincan polisine
komplo kurmak istediği ortaya çıktı. İddianamede yer alan bilgilere göre; Çatalarmut Baraj Gölü'nde
bulunan mühimmatlar ile ilgili olarak İl Jandarma Alay Komutanı Ali
Tapan olmak üzere şüpheli Ersin Turgut, Orhan Esirger ve Nedim
Erslan'ın birlikte komplo kurup plan yaptıkları bu plan dahilinde
bulunan mühimmatları Erzincan Emniyeti ile suni olarak
irtibatlandırmaya çalıştıkları belirlendi. İddianamede, Erzincan polisine kurulan komplo ile ilgili olarak
yalancı tanık ayarlanmaya çalışıldığı, ancak komplonun bir parçası
olarak tanıklığı kabul etmediği yer aldı. İl Jandarma Alay Komutanı Ali
Tapan'ın, Gizli Tanık X'i yalancı tanıklığa ikna etmek için Erzincan
Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in bizzat hukuki koruma ve destek
sağlayacağının vaad edildiği bilgisi yer aldı. Erzincan Cumhuriyet
Başsavcısı İlhan Cihaner'in, "Çatalarmut Baraj Gölü'nde bulunan ve el
konulan mühimmatların Emniyet tarafından olaydan önce oraya koydurulup,
bilahare de yine anlaşma ile mühimmatlar emniyet tarafından bulunmuş."
gibi gerçeğe aykırı bir senaryo üretilerek, ETÖ soruşturması ve
kovuşturmasında adli kolluk görevinin ağırlıkla emniyet teşkilatı
tarafından ifa edilmekte olması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığı'nca yürütülen bu soruşturmayı zayıflatmak, ele geçen yasal
deliller hakkında kamuoyunda şüpheler yaratmak ve emniyet teşkilatına
gözdağı vermek amacıyla hareket edildiği değerlendirilen iddianamede şu
ifadeler yer alıyor; "Bu illegal amacı gerçekleştirmek için şüpheliler
var gücüyle çalışma yapmışlardır. Şüpheliler İlhan Cihaner, Ali Tapan,
Ersin Ergut ve Orhan Esirger'in birlikte hareket ederek yalancı tanık
bulma ve suni delil oluşturma şeklinde gelişen faaliyetleri tesbit
edilmiş, bu faaliyetlerin 3. Ordu Komutanı sıfatı taşıyan şüpheli
Saldıray Berk'in himayesi ve koordinasyonunda gerçekleştirildiği
değerlendirilmiştir." Başsavcı Cihaner'den gizli tanığa ölüm tehditi Ergenekon'un Erzincan ayağına yönelik iddianamede Erzincan
Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in hain planların fikir babalığını
yaptığı ortaya çıktı. İddianamenin 46. ve 47. sayfalarında Başsavcı Cihaner'in Ergenekon
Silahlı Terör Örgütü soruştarmaları kapsamında ele geçirilen silahların
kolluk güçleri tarafından konulduğu biçimindeki iddiaları güçlendirmek
ve elde edilen yasal delilleri zayfılatmak maksadıyla Erzincan Çatarmut
Barajı'na mühimmat bırakılması ve silahların polis tarafından konulduğu
iddiasının ileri sürülmesi senaryosunu ürettiği ortaya çıktı.
Cihaner'in bu doğrultuda Emniyet'e yönelik yapılmak istenen komplonun
hukuki altyapısını hazırlamak için de Jandarma personelinin gizli tanık
X'i yalancı tanık olma konusundaki ikna çalışmalarında devreye girdiği
belirtiliyor. İddiaya göre Cihaner, gizli tanık X'in yalancı tanıklığı
kabul etmesi halinde sorgusuna gireceği ve dosyanın Erzurum'a
gönderilmeyeceği, kendisine hiçbir zarar gelmeyeceği, deşifre
olmayacağı konusunda teminat verdiği ifade ediliyor. Başsavcı Cihaner'in ayrıca, silahlı terör örgütleri ile organik
ilişki içinde olduklarını ileri sürmek için Erzincan'daki Kurdoğlu ve
Fethullah Gülen cemaati olarak bilinen grupların ait ev ve işyerlerine
ve Ergenekon'un hedefindeki kişilerin çantalarına ve üzerlerine silah
ve suç eşyası koydurmayı plandığı ve bu amaçla İl Jandarma
Komutanlığı'nda yapılan toplantılara başkanlık ettiği belirtiliyor. CİHANER, TANIK ERZİNCAN'I ÖLÜMLE TEHDİT ETMİŞ İddianamede Başsavcı Cihaner'e yöneltilen bir başka suç da tehdit
ile ifade almak. Cihaner'in bu doğrultuda MİT görevlisi Kıvılcım Üstel
ve başka bir görevli ile birlikte Tanık Erzincan ile buluştuğu ve MİT
görevlilerini kastederek, "Sen ağabeylerinin dediklerini neden
yapmıyorsun, bu ağabeylerin senden ne istiyorsa tereddütsüz yap, bu
senin için çok iyi olur, onların isteklerini yerine getirirsen çok para
kazanırsın, iyi yerlere gelirsin, aksi taktirde senin için hiç iyi
olmaz, eğer bizi deşifre edersen, bize zarar vermeye kalkışırsan belki
biz zarar görürüz ama seni ve aileni de bitiririz. Ağabeylerinin memur
olduklarını biliyoruz, onların memuriyet hayatları sona erer,
anne-babanı yok ederiz." şeklinde kendisini ve ailesini birden fazla
kişi ile birlikte ölümle tehdit ettiği ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakan eşlerine fişleme Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığınca Erzincan'daki
"Ergenekon soruşturması" kapsamında hazırlanan iddianameye göre 3. Ordu
Komutanlığı İstihbarat Şube Komutanlığı'nda görevli bulunan ancak
tutuksuz yargılanan Astsubay Ahmet Saraçlar'a ait lap top bilgisayarın
hard diskinden Cumhurbaşkanı, Başbakan ve çok sayıda bakan ve
milletvekillerinin eşlerinin fişlendiğini ortaya çıktı. Bilgisayarda Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın çok lüks alış
veriş merkezlerinden alış veriş yapmaya düşkün olduğu, AK Parti'nin
siyonizmle ile irtibatlandırılarak aralarındaki bağlantının
fotoğraflarla desteklendiği iddia edildi. GİZLİ TANIK X, AMERİKA'NIN TÜRKİYE'Yİ İŞGAL EDECEĞİ SÖYLENİP POLİS ALEYHİNE TANIKLIK İSTENMİŞ İddianamede, Erzincan Çatalarmut Baraj Gölü'ndeki mühimmatla ilgili
Gizli Tanık X'in, Jandarma Astsubay Başçavuş Orhan Esirger tarafından,
Türkiye'nin Amerika tarafından işgal edilmesiyle korkutulmuş.
İddianamede terörle mücadale eden kişilerin ETÖ kapsamında tutuklanarak
cezaevine gönderildiğini, bunun temelinde ise Amerika'nın Irak benzeri
Türkiye'yi işgal etme fikrinin yattığı belirtiliyor. Gizli Tanık X
ayrıca, Çatalarmut Baraj Gölü'nde bulunan mühimmatların Erzincan polisi
tarafından atıldığı yönünde polise bilgi vermesinin gerektiğini
konusunda ikna edilmek istenmiş. Gizli Tanık X, yalan tanıklık yapması
halinde kendisine estetik operasyon yaptırılacağı ve 10 bin TL
kendisine para yardımında bulunacağı belirtilmiş. Orhan Başçavuş'un
Gizli Tanık X'e, "Ülkede şu anda terörle mücadale edenler cezaevinde ve
suçlu ilan edilmiş durumda. Çoluk çocuğumuzun garanti edilmesi için
herkesin elini taşın altına sokması gerekiyor. Amerika'nın Irak'ı işgal
ederek oradaki tüm askerleri cezaevine attı, yarın aynısı Türkiye'de
yapılacak." iddiası yer alıyor. RÜTBELİ SUBAYLAR, SİVİL KANAT SORUMLUSU AV BAYİSİNİ GÖRÜNCE AYAĞI KALKIYORMUŞ Erzincan Avcılar Kulübü Başkanı ve av bayii sahibi Yaşar Baş'ın,
iddia edilen ETÖ'nün Erzincan'da sivil kanat sorumlusu olduğu
bulunduğu, ortamlarda rütbelilerin ayağa kalkarak saygı gösterdiği öne
sürüldü. İddianamede gizli tanıklar Efe ve Munzur'ın verdiği bilgiler
doğrultusunda Erzincan merkezde bulunan Şömine Cafe'de bir eğlenceye
davet edildiği ve buraya subaylardan sonra gelmesine rağmen Baş'ı gören
rütbeli subayların ayağa kalktıkları belirtildi. Baş'ın ETÖ içinde uzun
bir zamandan beri yer aldığı ve verilen görevleri yerine getirdiği
iddia ediliyor. Avcılar Kulübü Başkanı Baş'ın ayrıca emekli Orgeneral
Tuncer Kılıç'la samimi ilişki içinde olduğu da vurgulanıyor. ALEVİ-SÜNNİ KARŞI KARŞIYA GETİRİLMEK İSTENMİŞ İddianamede, sanık Yaylabaşı Karakol Komutanı Murat Yıldız'ın
Ergenekon Terör Örgütü'nün amaçları doğrultusunda faaliyetlere
katıldığı, Alevi ve Sünnileri karşı karşıya getirmek istediği bilgisi
yer aldı. İddianamede yer alan bilgiye göre; merkez Yaylabaşı Karakol
Komutanı Murat Yıldız ile ilgili şu bilgiler yer alıyor: "Ergenekon
Terör Örgütü'nün amaçları doğrultusunda yapılması planlanan
faaliyetlere bizzat katıldığı, gizli tanık beyanlarına göre şüpheli
Murat Yıldız'ın sokak hareketlenmesi, ortalığın karıştırılması,
Alevi-Sünni, eski deyimiyle solcu ülkücülerin karşı karşıya getirmeleri
için faaliyet icra ettiği, bu bağlamda gizli tanıkları bu yönde
azmettirdiği bu amacın gerçekleşmesi için görevini de ihmal ettiği
anlaşılmıştır... Gizli tanık beyanlarına göre şüpheli Murat Yıldız'ın
çok sayıda mühimmatı bölgesinin sahip olduğu ıssız konumu nedeniyle
gelişi güzel şekilde imha ettirerek hakkında olası bir Ergenekon
soruşturmasını engellemek istemiştir."
Rüya bir ilimdir bilmek istersen tıkla Rüya Tabirleri
Sağlıklı yaşamak için stresten uzak durun bunun içinde FIKRA okuyun. Birbirinden Güzel ve Komik fıkralar için tıklayınız





SÖZ SİZDE ! YORUMLAR İNCELENDİKTEN SONRA YAYINLANACAKTIR