14 Mart 2010 00:06:49
29 Mart’ın parlayan yıldızı - aamedya.com AA MEDYA - Yazarlar, yerel seçimlerde sona doğru yaklaşılırken, edindikleri izlenimlerden yola çıkarak 29 Mart´ta büyük bir sürpriz yapacak olan Saadet Partisi´nin liderini ön plana çıkarmaya başladı. İşte bunlardan Tercüman´dan Metin Özkan, Yenişafak´tan Salih Tuna, Akşam´dan Serdar Akinan-Hüsnü Mahalli, Hürriyet´ten Cüneyt Ülsever sütunlarımıza taşıyabildiğimiz bir kaç örnek. 29 Mart’ın parlayan yıldızı - Haber'in Adresi Güncel Haberler

EN ÇOK OKUNANLAR

ÇOK YORUMLANAN

 Ezan ve isim

 Bor Çağın madeni

29 Mart’ın parlayan yıldızı

Yazarlar, yerel seçimlerde sona doğru yaklaşılırken, edindikleri izlenimlerden yola çıkarak 29 Mart´ta büyük bir sürpriz yapacak olan Saadet Partisi´nin liderini ön plana çıkarmaya başladı. İşte bunlardan Tercüman´dan Metin Özkan, Yenişafak´tan Salih Tuna, Akşam´dan Serdar Akinan-Hüsnü Mahalli, Hürriyet´ten Cüneyt Ülsever sütunlarımıza taşıyabildiğimiz bir kaç örnek.

Fatih'in kaftanıyla siyaset...

Seçim döneminin en sürpriz çıkışını şüphesiz O yaptı! Saadet Partisi Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş'un meydanlarda gördüğü ilgi, 5 gün sonra sandığa ne kadar yansıyacak tahmin etmek güç. Ancak, bugünden, hem iktidar hem de muhalefetin seçim hesaplarında önemli bir yer tuttuğu gerçek.

Dün, Prof. Kurtulmuş'un Adana ve Gaziantep'teki mitinglerini canlı izleme imkanı buldum. Miting öncesi uçakta, 10 bin feet yükseklikte yaptığı değerlendirmeler ise oldukça önemliydi. Kurtulmuş'un eleştirilerini özellikle Başbakan Erdoğan ve AKP üzerine yoğunlaştırması, siyasi dengeleri de etkileyecek türden.

Prof. Kurtulmuş, meydanlarda "Davos fatihi", "Son padişah" gibi pankartlarla karşılanan Başbakan'ı eleştirirken, "Hep, 'Ben değiştim' diyor; ama bir türlü milletin istediği değişimi yapamıyor. Numan Kurtulmuş olarak ben ve partim, şartların Türkiye'yi getirdiği bugünkü noktada, değil gömleğimizi çıkarmak, üstüne Topkapı'daki Sultan Fatih'in kaftanını giyerek siyaset yapsak yeridir" ifadesini kullanıyor.

"BİZ Türkiye'nin vicdanı olacağız. Bu seçimlerde işaret fişeğini yakıyoruz. İlk genel seçimde de iktidarın en güçlü ortağı biz olacağız. Bunun sözünü veriyorum" diyerek iddialı konuşan Prof. Kurtulmuş, sadece AKP'nin değil, CHP'nin de kendilerinden çekindiği görüşünde. Hatta, "Sadece Tayyip Erdoğan değil, Sayın Baykal da, CHP de bizden korkuyor. Onun için AKP ile CHP karşı karşıya geçmiş 'al gülüm ver gülüm' siyaseti uyguluyorlar. Sayın Baykal ve Sayın Erdoğan, pandomim sanatçısı gibi Türk halkına oyun oynuyorlar" diyerek tepkisini dile getiriyor.

"Temeli ve mesnedi olmayan hiçbir şey için garantili konuşmam. Ben Türk halkına güveniyorum. AKP iktidarı ve CHP gibi lafta kalacak özgürlükten, adaletten, refahtan bahsetmiyorum. Biz maneviyatçı bir parti olarak sömürüye karşıyız. Yerli ve milliciyiz. Kültür değerlerimize önem veriyoruz. Toplumu bölme siyaseti yapmıyoruz" diyen Prof. Kurtulmuş'un, IMF'yle yürütülen görüşmeler konusunda da son derece çarpıcı bir tespiti var.

Önce, Başbakan Erdoğan'ın, IMF yetkilileriyle Davos'ta yaptığı görüşmeyi hatırlatan Kurtulmuş, herkesin diline düşen "one minute" çıkışına da atıf yaparak şöyle konuştu:

"Daha o gün; 'Seçim öncesi IMF konusunda tribüne oynayacaklar. Ama seçimden sonra aynı şartlarla IMF ile masaya oturacaklar' demiştim. Çünkü başka şansı yok. Bu işler 'one minute' demekle olmaz. Onun 'one minute'si Saadet Partisi'ne sökmez! Başbakan biliyor ki, Numan Kurtulmuş onun korkulu rüyasıdır. Bu işler gereğini yapmakla olur. BOP'un Eşbaşkanlığından istifa etmekle olur."

Söz Büyük Ortadoğu Projesi'nden açılınca, ABD Başkanı Barack Obama'nın yaklaşan Türkiye ziyaretini soruyorum. "Size göre bu ziyaret ne anlama geliyor?" sorusuna Prof. Kurtulmuş'un yanıtı şu oluyor:

"AKP iktidarı her zaman güçlünün yanında olmuştur. Ama güçlünün adaletli mi, adaletsiz mi olduğunu hiç sorgulamamıştır. ABD ile ilişkilerde de, zalim bir güçlünün yanındadır. Sayın Başbakan, şimdiden yabancı ajanslara beyanat vermeye başlamıştır. Beyanatının temeli de şudur: 'Obama nasıl olsa geldiğinde bizden birtakım şeyler isteyecek. Bari o istemeden biz verelim ki, Obama'nın gözüne girebilelim.' Vereceği şey de şudur: 'ABD askerleri Türk topraklarını kullanarak çekilebilir. Buna müsaade ederiz. Ama çekilirken silahların ne olduğunu ve nereye gideceğini bilmemiz gerekir.' Bu beklenti içindeler..."

Şüphesiz ekonomideki tartışmalar da, uçaktaki sohbetimizin ana gündem maddelerinden biriydi. Başbakan Erdoğan'ın "Kriz bizi teğet geçecek" sözleri, kredi kartı borçlarını ödeyemeyenler ve işyerlerini kapatmak zorunda kalanlarla ilgili sözlerine de Kurtulmuş tepkili. Vatandaşın sürekli beceriksizlikle suçlanmasını anlayamadığını kaydeden Kurtulmuş, "Vatandaşı beceriksizlikle suçluyor. Bursla okumaya başlayıp gemi alan oğlu, damadı ve partidekiler mi becerikli?" diye soruyor.

Kurtulmuş'un verdiği mesajlar, üslubu, seçtiği cümleler ve konuları analizi gerçekten önümüzdeki dönemde onu sivriltecek özellikleri. Akademisyen kimliği gibi, bilimsel ve kültürel donanımı, onun siyasette önünü açacaktır diye düşünüyorum. Şüphesiz bu konuda vizeyi yine halk verecek. Ancak hem Adana hem de Gaziantep İstasyon Meydanlarında oluşan kalabalık ve yansıyan yoğun ilgi, Kurtulmuş'un doğru yolda olduğunu gösteriyor.

Gezi boyunca dikkatimi çeken bir başka nokta da, Prof. Kurtulmuş'un eşi Sevgi Hanım'ın ilgisi oldu. Gerek uçak yolculuğu gerekse meydanlarda eşinin yanından ayrılmayan Sevgi Hanım, Kurtulmuş'un konuşmalarını titiz bir gözle izleyerek notlar veriyormuş. Onun değerlendirmeleri ışığında, Saadet Lideri de, bir sonraki mitinge gerekli düzeltmeleri yaparak çıkıyormuş.

Öğrendik ki, Sevgi Hanım, seçim süreci boyunca Kurtulmuş'la birlikte meydan meydan dolaşmış. O da birikimi ve entellektüel yaklaşımlarıyla, başarının arkasındaki isimlerden biri olmaya aday.

Açıkçası, 29 Mart'ta Saadet Partisi ve Prof. Kurtulmuş'un alacağı oy oranını herkes gibi ben de merakla bekliyorum.

(METİN ÖZKAN / TERCÜMAN)

milligazete.com.tr

Bu haber 91.2 defa okundu.

SÖZ SİZDE ! YORUMLAR İNCELENDİKTEN SONRA YAYINLANACAKTIR

Son Dakika Haberler